Çağrı

Mehmet Kubaşık 11 yıl önce ırkçı terör örgütü NSU tarafından öldürüldü. NSU, şimdiye kadar açığa çıkan 10 cinayet, iki bombalama ve çok sayıda banka soygunundan sorumlu bir ırkçı örgüt.

NSUnun açığa çıkmasından bu yana medya şimdiye kadar bilinen üç eylemciye odaklandı. Sayısız haber yapıldı. Irkçı terör grubu NSU değil, tersine kurbanlar ve yakınları suçluymuş gibi gösterildiler. Elbette sorun bundan ibaret değil, NSU ile ilgili gerçeklerin ve politik sorumlularının aydınlığa kavuşmasını talep ediyoruz.

NSU‘nun işlediği cinayetlerden sonra polis, sadece kurbanların yakınlarını soruşturdu. Irkçıların sistematik bir eylemi olabileceği üzerinde durulmadı. Cinayetler yüzünden göçmenler suçlu olarak damgalandılar. Bu yüzden biz, yargı, emniyet güçleri ve toplumda ki kurumsal ırkçılkla mücadele edilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Cinayelerin NSU tarafından işlendiğinin anlaşılmasıyla birlikte, Anayasayı Koruma Teşkilatı ve onun ırkçılar içinde kurduğu ajan ağının (V-Mann sistemi) da yaşananlardan haberdar olduğu gerceği ortaya çıktı. NSU gibi ırkçı bir yapı, bu ajan ağı tarafından kuruldu, işletildi ve saklanıldı. Peki bu kirli ilişkiler ağını kimler korudu, hangi politik makamlar bu işin içinde? Başka hangi ırkçı gruplar bu şekilde kamusal kaynaklarla finanse edilmektedir?

Dayanışma Günü etkinligimizle, NSU olayında sorumluluğun sadece üç kişilik eylemci grubuyla sınırlı olmadığını, NSU‘nun aslında çok daha ciddi bir ağın parcası olduğu gerçeğini kamuoyuna bir kez daha anlatmak istiyoruz. Bu olayın sonucu ne olmuştur diye bir kez daha sormak istiyor, ve yargı sürecinde, sadece cinayetlere karışmış bir kaç suçlunun değil, bütün bu kirli ağla ilgili gerceklerin soruşturulması çağrısında bulunuyoruz.

Kurban yakınlarının, olayın tam olarak aydınlatılması ve adaletin yerini bulması talebini desteklediğimizi bildiriyoruz.

Çağrı 2016

Advertisements